Cüneyd Bağdâdî Hz.
Ebü'l Kāsım Cüneyd b. Muhammed el Hazzâz el Kavârîrî el Bağdâdî
Tasavvuf tarihinin kendisine "Seyyidü't Tâife", yani topluluğun efendisi dediği isim. Kalbi coşkuya kaptırmadan yolun ilmini kurdu; Bağdat'ta kurduğu bu ölçü, on bir asırdır bütün tarîkatlerin ortak mîrâsıdır. Sahv (ayıklık) ile tevhidi aynı cümlede tutabilen ilk büyük sestir.
Hayatı
Bağdat'ta doğdu. Ailesi aslen Nihâvendlidir. Babası cam kapları ticâreti yapar; bu yüzden "Kavârîrî" diye anılır. Kendisi ham ipek sattığı için "Hazzâz" nisbesini de taşır. Babasını erken yaşta kaybedince dayısı Serî es Sakatî Hz.'nin yanında yetişti.
Fıkhı Ebû Sevr'den öğrendi. Yirmi yaşında, hocasının huzûrunda fetvâ verecek seviyeye gelmişti. Hadis dinledi, Kur'ân'ı ezberine aldı; bütün ömrünü tasavvufu Kitap ve Sünnet çizgisinde tutmaya adadı. "Bizim bu ilmimiz Kitap ve Sünnet'e bağlıdır" sözü bu duruşun özetidir.
Bağdat'ta bir dükkânı vardı. Rivâyete göre her gün dükkânın perdesini çeker, içeride uzun nâfile namazlar kılar, sonra alışverişe dönerdi. Pazar ile mihrâb arasında yürüyen bu hayat, onun yolunun da tarifi oldu: halkın içinde, Hak ile.
Hallâc ı Mansûr Hz.'nin sekr (mânevî sarhoşluk) ile taşan dilini tasvîb etmedi; kendisi sahvı, yani ayıklığı yolun ölçüsü saydı. Bu tercih sonraki asırlarda "Cüneydî" diye anılan bir çizgi doğurdu. Nakşibendiyye, Kādiriyye ve Sühreverdiyye başta olmak üzere pek çok tarîkat silsilesi onun üzerinden Serî es Sakatî Hz.'ne, oradan Ma'rûf ı Kerhî Hz.'ne ulaşır.
Hicrî 297 yılında Bağdat'ta vefât etti. Kabri, dayısı Serî es Sakatî Hz.'nin yanında, Bağdat'ın Şûnîziyye mezarlığındadır.
Hocaları
- Serî es Sakatî Hz.dayısı ve asıl mürşidi
- Hâris el Muhâsibî Hz.sohbetinde bulundu
- Ebû Sevrfıkıh
- Muhammed b. Ali el Kassâb
Talebeleri
- Ebû Bekir eş Şiblî Hz.
- Ebû Muhammed el Cerîrî Hz.
- Ebû Ali er Rûdbârî Hz.
- Ca'fer el Huldî Hz.
Eserleri
- Risâleler (Resâilü'l Cüneyd): Kitâbü'l Fenâ, Kitâbü'l Mîsâk, Devâü'l Ervâh, Edebü'l Müftekır ilallah
- Mektupları: Yahyâ b. Muâz, Ebû Bekir el Kisâî ve Amr b. Osman el Mekkî'ye yazdıkları
- Kuşeyrî'nin er Risâle'sinde ve Sülemî'nin Tabakāt'ında nakledilen sözleri
Bir hâli
Rivâyet olunur ki henüz yedi yaşındaydı. Dayısı Serî es Sakatî Hz. ile birlikte hacca gitmişti. Mescid i Harâm'da büyüklerden bir meclis şükür üzerine konuşuyordu. Serî Hz. çocuğa döndü: "Sen de söyle, şükür nedir?"
Cüneyd hiç duraksamadan cevap verdi: "Şükür, Allah'ın sana verdiği nimetle O'na isyan etmemendir."
Meclis sustu. Serî Hz. "Korkarım senin Allah'tan nasîbin dilin olacak" dedi. Cüneyd Hz. yıllar sonra bu sözü anar ve "O gün söylenen o cümlenin ağırlığını hâlâ ağlayarak taşırım" derdi.
“Tasavvuf, Hakk'ın seni senden öldürmesi, sonra kendisiyle diriltmesidir.”
Cüneyd Bağdâdî Hz.Bağlı isimler
Kaynaklar
- Abdülkerîm Kuşeyrî, er Risâle (Kuşeyrî Risâlesi)
- Ebû Abdurrahman es Sülemî, Tabakātü's Sûfiyye
- Hücvîrî, Keşfü'l Mahcûb
- Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü'l Evliyâ
- Süleyman Ateş, "Cüneyd i Bağdâdî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 8