İçeriğe geç SESLİ TERAPİ · ÂLİMLERDEN SOHBETLER
Muhyiddin İbn Arabi Hz. Muhyiddin İbn Arabî Hz.: Şeyh ül Ekber. Fütûhât ı Mekkiyye ile varlığın perdelerini tek tek kaldıran, tasavvufun en büyük zirvesi. Her satırı kalbe değil, kalbin ötesine seslenir.
✦
53 sa 38 dk Dinleti Süresi ▶ ♪ Yazıyı dinleyin 0:00 / –:––
Kıyamet ve Dirilişin Gizemi “Her şeyin bir sonu vardır.
Ama zamanın sonu,
her şeyin başlangıcıdır.”
❖ 1. Cilt | Fütühati Mekkiyye | Muhyiddin İbn Arabi Hz. 14 bölüm · 19 sa 45 dk · altmış saniye örnek dinleyin Dinleyin › – İbn Arabi, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye
Bir gün gelecek.
Ve o gün…
gün olmayacak.
Güneş doğmayacak.
Zaman işleyecek bir saat bulamayacak.
Dakikalar anlamını yitirecek,
aylar bir anda silinecek.
Ve sanki âlem,
bir nefeste içine doğru çökecek.
İşte buna
kıyamet denir.
Ama kıyamet, sadece göğün yarılması,
dağların yürütülmesi,
denizlerin taşması değildir.
Kıyamet,
zamanın büküldüğü,
şahitliğin başladığı,
hakikatin çıplaklaştığı o sondur.
Ve her son,
bir başlangıcı çağırır.
Ey ruhunu sonsuzlukta arayan yolcu…
Bugün seninle birlikte,
zamanın uçurumuna doğru ineceğiz.
Dakikaların değil,
sonsuzluğun konuştuğu yere…
Kıyametin sadece dışsal bir felaket değil,
aynı zamanda içsel bir çözülüş,
ruhun bütün zaman perdesinden soyulup
ilahi huzura döndüğü
bir berzah-üstü hâl olduğunu göreceğiz.
Çünkü kıyamet,
herkese aynı anda olmaz.
Bazıları için o saat,
çoktan çalmıştır.
Ve diriliş…
Sadece mezardan kalkmak değildir.
Diriliş,
kendine uyanmaktır.
İbn Arabi der ki:
“Zaman kıyametle bitmez.
Zaman kıyametle hakikatine döner.”
Bu söz bize şunu fısıldar:
Zaman, kıyametle son bulmaz;
yönünü değiştirir.
Akış durmaz,
ama artık bir hedefe değil,
sonsuzluğun aynasına akar.
Ve biz,
zamanın bu dönüşümünde,
ya kendimize varırız…
ya da sonsuza dek
gecikmiş oluruz.
Bu yayında birlikte şunları soracağız:
– Zamanın sonsuzluğu ne demektir?
– Kıyamet ve diriliş, ruhun hangi sırrını açar?
– İbn Arabi’ye göre “kıyamet” kişisel bir farkındalık olabilir mi?
– Zaman biterse, mahşer nasıl kurulur?
– Sonsuzlukta bir an ne kadar sürer?
Bu sorularla,
zamanın sona erdiği değil,
yeniden başladığı o sırrî eşiğe birlikte varacağız.
Âlimlerden Sohbetler Muhyiddin İbn Arabi Hz. Bütün yazıları ve eserleri › Ana Sayfa Kitaplık Duâlarımız Burç Profilkalbin de uyanması gerekecek.
Zamanın sınırlarına değil…
Kıyamet denince aklına ne gelir?
Ama kıyametin asıl sarsıntısı,
dışarıda değil, içeridedir.
senin varlığının çözülmesidir.
“Kıyamet, dışta bir tecellîdir;
nefsin varlığından soyulmasıdır.”
sadece bir âlem yıkılmaz…
Kur’an’da geçen o meşhur ayet:
“İnsan o gün: ‘Bu ne biçim bir gün!’ der.” (Kıyâme, 75/10)
kişiliğin de çözülüşüdür.
Çünkü sen sandığın şeyler,
Hepsi zamanın gövdesine yaslanır.
kıyamet sadece bir “zaman sonu” değildir.
İbn Arabi’nin dilinde bu hâle
hakikatle yeniden doğmak.
Bir dağın yıkılmasını hayal et.
“Benim” dediğin ne varsa,
Kimi onu bir musibette yaşar…
Hadîs-i Şerîf’te buyrulur:
“İnsan ölünce onun kıyameti kopmuştur.”
Sen şu anda yaşıyor olabilirsin.
çoktan o büyük hesap gününe geçmiş olabilir.
Senin bedenin hâlâ uyanık,
ama benliğin çözülmüş olabilir.
ama ruhun zaman dışına geçmiş olabilir.
senin içindeki sırların açılmasıdır.
“Kıyamet, âlemin sükûtu değil;
hakikatin konuşmaya başlamasıdır.”
dağların parçalanmasından
Çünkü o dağlar dışarıdadır.
Zaman kıyametle biter mi?
zamanı bir çizgi sanmıştık.
Dünü, bugünü, yarını olan…
Zaman da bir yanılsamaydı.
Sen’in huzurunda oluş hâliymiş.
toprağın çatlamasıyla değil,
Sen kendini yeniden tanırsın.
“ben kimim” sorusuyla değil…
“ben hiç kimseyim” diyebildiğinde başlar.
Unuttuğun her şeyi hatırlatır.
Kur’an, dirilişi şöyle anlatır:
‘Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?’ derler.
İşte bu, Rahmân’ın vaad ettiği gündür.” (Yasin 36/51-52)
ışıklı bir şehadete geçmektir.
herkesin içinde bir gün çalınacak
İbn Arabi’ye göre diriliş (ba‘s),
sadece bedenin mezardan kalkması değildir.
ruhun Allah’a yeniden yönelmesidir.
“Diriliş, O’na yönelmedir.
Her uyanış bir diriliştir.
Her idrak bir mahşerdir.”
şimdi bir hakikati fark ettiğinde…
bir kelimeye ağladığında…
bir secdede yok olduğunda…
bir defaya mahsus değildir.
bir saniyelik bir dokunuşla
hayatlarının en büyük uyanışını yaşarlar.
artık aynı kişi değilsindir.
sonsuzluktan bir çağrı almıştır.
Diriliş, hazır olmaya bağlıdır.”
senin ne zaman hazır olduğundur.
seni sonsuzluktan gelen o sese açar.
Kalkış, sadece bedenin değil…
Dirilişin gizemi şuradadır:
içinin derinliklerinden çağrılırsın.
“Şimdi kimsin?” sorusudur.
“ba‘s-u ba’de’l-mevt” denir:
bazen ruhsal bir kırılmadır.
Yıllarca sürmüş gafletin ardından
Kalbini yıkan bir farkındalık…
zamanla sınırlı değildir.
Şimdi dur ve sor kendine:
Yoksa henüz dirilmedim mi?
ama ruhun hâlâ kabirdedir.
her ânın kapısında bekleyen
Ve o çağrıya cevap verdiğinde,
Allah’ın huzurunda olma vaktidir.
hangi vakitte dirilir insan?
zamanla sınırlı aklı sarsar.
Ama hakikate susayan kalp için,
zamanın ötesinde yaşanır.
Yani ahirette saniye yoktur.
güneş ve ay üzerinden hesaplanır.
ayın yok olduğu bir âlemdir.
“Güneş dürülüp karardığında...” (Tekvîr, 81/1)
“Ay karardığında...” (Kıyâme, 75/8)
O hâlde vakit nasıl ölçülür?
bir bilinç hâline dönüşür.
artık bir tanıklık alanıdır.
kimseye “ne zaman yaptın?” denmez…
“O gün insanlar amellerini görmek için dağınık hâlde gelirler. Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür…” (Zilzâl, 99/6-8)
bir belgeye bakmak değil…
bir hâle tanıklık etmektir.
zamanla sınırlı değildir.
mahşerde yeniden açığa çıkar
kişinin ruhsal gelişimiyle bağlantılıdır.
“Bazıları hesap vermeden geçer,
bazıları kendi hesabını kendinde yaşar,
zamanın ve mekânın kayıtlarından
uzun ve ağır bir bekleyiş olur.
“O gün ağızlar mühürlenir. Elleri konuşur, ayakları yaptıklarına şahitlik eder.” (Yâsîn, 36/65)
bitmeyen bir çizgi değil…
Kimine bir göz açıp kapamak gibidir.
Kimine bin yıl gibi gelir.
ruhi açıklığına bağlıdır.
“Zaman mahşerde hesap görmez;
ne kadar süre yaşadığın değil…
kendine ve Rabbine uyandın?
Bu sorunun cevabı önemlidir.
saklanacak yerin kalmadığı
cezayı veya ödülü hafifletmez.
ne cennet zamana bağlıdır…
bir tecellînin devam hâlidir.
hakikat konuşmaya başladı.
kıyametin sadece bir yıkım değil,
bir farkındalık olduğunu gördük.
Dirilişin sadece kabirden değil,
kalpten başlayabileceğini fark ettik.
Zamanı bizim için hakikate aç.
Gafletle geçip gidenlerden değil,
zamanı şahitliğe çevirenlerden eyle
bize bir diriliş kapısı yap.
Seninle dolu bir ruh hâline kavuştur.
hakikate yönelen kullarından eyle.
her şey un ufak olduğunda…
Sen’in adını unutmayanlardan eyle.
zamanın dışına açılan bir pencereydi.
henüz gelmemiş bir zaman değil…
İdrak ettiğinde başlayan bir yakınlıktır
✓ Ömür boyu erişim · önce örnek dinleyin