Bütün İşlerde İhlâs ve Halis Niyet
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
İmam Nevevî Hazretlerinin Dualar ve Zikirler adlı eserinin mukaddimesinde, gizli ve açık bütün işlerde niyetin ve ihlâsın önemi ele alınır. Bu bölümde, kulun ibadet ve amellerini yalnızca Allah’ın rızasını gözeterek yapmasının anlamı üzerinde duracağız.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Onlara, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmeleri emredilmişti.”
Yine Allah Teâlâ, kurbanlar hakkında şöyle buyurur:
“Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz. O’na ulaşacak olan, sizin takvanızdır.”
İbn Abbas radıyallahu anhümâ, bu ayette geçen takva ifadesini niyetler olarak açıklamıştır. İhlâs, niyeti arı ve duru kılmak, onu riya ve benzeri karışıklıklardan temizlemektir. Allah Teâlâ’ya yalnız O’na kulluk etmek için yönelmek, ibadetin başından sonuna kadar ihlâsı korumayı gerektirir.
Kulluğun emirlerini Allah’ın emri olduğu için yerine getirmek, yasaklarından da O’nun rızasını gözeterek uzak durmak, başka bir maksat taşımadan Allah’a yönelmektir. Böyle bir niyetle amel eden kimseye muhlis denir. Kuldan istenen, ibadetini Allah rızası için yapması ve kalbinde başka bir gayeyi O’nun rızasının önüne geçirmemesidir.
Niyetin yeri kalptir. Amelin değerini belirleyen, kulun o işi hangi maksatla yaptığıdır. Allah rızası gözetilerek yapılan salih ameller Allah katında karşılık bulur.
Ömer bin Hattâb radıyallahu anhın rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Ameller niyetlere göredir. Herkes için ancak niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Resûlü’ne ise onun hicreti Allah’a ve Resûlü’nedir. Kimin hicreti elde edeceği bir dünyalık yahut evleneceği bir kadın içinse onun hicreti de hicret ettiği şeyedir.”
Bu hadis sahihtir ve ümmetin âlimleri hadisin sıhhati ve İslam’daki yeri konusunda ittifak etmiştir. İslam’ın temel hadislerinden biri kabul edilen bu hadis, niyetin amellerdeki belirleyici yerini açıkça gösterir.
İlk dönem âlimleri ve onların yolundan giden sonraki âlimler, eserlerine bu hadisle başlamayı güzel görmüşlerdir. Böylece ilim yoluna giren kişiye, daha başlangıçta niyetini gözetmesi ve yaptığı işi Allah rızasına yöneltmesi hatırlatılmış olurdu.
İmam Ebû Saîd Abdurrahman bin Mehdî rahmetullahi aleyh şöyle demiştir:
“Kim bir kitap yazmak isterse bu hadisle başlasın.”
İmam Ebû Süleyman el Hattâbî rahmetullahi aleyh de din işlerinde bir işe başlayanların, “Ameller niyetlere göredir” hadisini eserlerinin başında zikretmelerinin güzel görüldüğünü belirtmiştir. Çünkü dinin bütün işlerinde niyete ihtiyaç vardır.





