# Yâ Rahmân: Kalbin Merhamete Açılan Kapısı
*İlahi rahmetin gölgesinde yumuşayan bir kalbin duası*
Merhametin Kaynağına Yönelmek
Yâ Rahmân…
Ey rahmeti bütün varlığı kuşatan Rabbim, kalbimi merhametine aç. Ruhumu hakikatin nuruyla aydınlat. Beni nefsimin dar hükümlerine terk etme. Adımlarımı yalnızca kendi arzularımın peşinden değil, Senin razı olacağın bir istikamette yürütmeyi nasip et.
Bana affetmenin inceliğini, sevmenin temizliğini, anlamanın derinliğini öğret.
Çünkü insan bazen başkasının kusurunu görürken kendi eksikliğini unutur. Bazen bir sözle incinir, başka bir sözle incitir. Bazen merhamet beklerken merhamet göstermeyi ihmal eder. Kalbi kendi kırgınlığına kapandığında, başkasının yarasını fark edemez.
Yâ Rahmân, kalbime öyle bir incelik ver ki kusurları gördüğümde kibirlenmeyeyim, acıları gördüğümde kayıtsız kalmayayım, bana yapılan bir iyilik karşısında şükretmeyi, bana yapılan bir haksızlık karşısında ise adaletten ayrılmamayı bileyim.
Merhametini yalnızca dilimde taşıdığım bir kelime olmaktan çıkar. Onu davranışlarıma, kararlarıma ve insanlarla kurduğum ilişkilere yansıtmayı bana nasip et.
Zayıflığımda Sana Sığınmak
Yâ Rahmân…
Bazen kendi gücümün yetmediği yerde kalakalıyorum. İçimde söyleyemediğim sözler, aşamadığım korkular, çözemediğim düğümler birikiyor. Dışarıdan güçlü görünsem de içimde ne kadar muhtaç olduğumu en iyi Sen biliyorsun.
Beni kendi kudretime güvenerek aldananlardan değil, aczini bilerek Sana yönelenlerden eyle.
Kur’an bize şöyle bildirir:
**وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ**
*Vallâhu gafûrun rahîm.*
“Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
*Bakara Suresi, 173. ayet*
Rabbim, bu hakikati yalnızca okuyan değil, hayatına taşıyan kullarından olmayı nasip et. Gücümün sınırlı olduğunu gördüğümde ümitsizliğe düşmeyeyim. Bir hata yaptığımda dönüş kapısını kapatmayayım. Bir imtihanla karşılaştığımda her şeyin benim kontrolümde olması gerektiği yanılgısına kapılmayayım.
Bana tevekkülün edebini öğret. Sebeplere sarılırken kalbimi sebeplere mahkûm etme. Çabalarken sonucu zorla belirlemeye çalışmaktan beni koru. Elimden geleni yaptıktan sonra hakkımda en hayırlısını Senin bildiğini hatırlamayı nasip et.
Gözyaşında Hikmet, Kırgınlıkta Sabır
Yâ Rahmân…
Her gözyaşının ardında hemen anlayabileceğim bir hikmet bulunmayabilir. Her kırgınlığın sebebini hemen çözemeyebilirim. Bazı soruların cevabına ulaşmak zaman ister. Bazı yaralar ise sabırla, doğru adımlarla ve zaman içinde iyileşir.
Bana yaşadığım her acıyı kolayca açıklamak zorunda olmadığımı öğret. Anlam veremediğim şeyler karşısında Sana yönelmeyi, yardım istemeyi ve umudumu korumayı nasip et.
Kalbim daraldığında beni duadan uzaklaştırma. Gözlerim dolduğunda şikâyetlerimin içinde kaybolmak yerine Sana içtenlikle yönelmeyi öğret.
Rabbim, teselliyi yalnızca şartlarımın değişmesinde aramayayım. Değiştirebileceğim şeyler için gayret göstereyim, değiştiremeyeceğim şeyler karşısında sabır ve hikmet isteyeyim. Acımı inkâr etmeden, onun beni merhametsizleştirmesine de izin vermeyeyim.
Çünkü insanın başına gelen her şeyi seçmesi mümkün değildir. Fakat yaşadığı acının ardından kalbini hangi yöne çevireceği konusunda çaba göstermesi mümkündür.
Yâ Rahmân, acılarımı başkalarının acılarını anlayabileceğim bir inceliğe dönüştür. Kırıldığım yerde başkasını kırmayı alışkanlık edinmekten beni koru.
Öfkemi Yumuşat, Merhametimi Derinleştir
Yâ Rahmân…
Öfkelendiğimde dilimi korumayı, incindiğimde ölçüyü kaybetmemeyi, haklı olduğumu düşündüğümde bile adaletten ayrılmamayı bana öğret.
Bana merhametin zayıflık olmadığını göster. Merhametli olmak, her haksızlığa sessiz kalmak değildir. Affetmek, yapılan yanlışı doğru kabul etmek değildir. Sevmek de insanın kendisini inciten her davranışa sınır koymadan katlanması anlamına gelmez.
Bana kalbimin yumuşaklığını korurken aklımın berraklığını da korumayı nasip et.
Birinin kusurunu gördüğümde kendi kusurlarımı hatırlayayım. Birinin tökezlediğini gördüğümde onu aşağılamak yerine imkân varsa elinden tutayım. Birine yardım ettiğimde bunu üstünlük sebebi yapmayayım. İyiliğimi insanların takdirine bağlamayayım.
Yâ Rahmân, beni merhameti anlatan ama merhamet etmeyenlerden eyleme. Dilimde güzel sözler varken davranışlarımın kalp kırmasına izin verme.
Bana öyle bir ahlak nasip et ki yanımda bulunan insan kendisini değersiz hissetmesin. Sözlerim bir yarayı derinleştirmesin, bakışım bir gönlü küçültmesin, gücüm başkasının hakkını çiğnememe sebep olmasın.
Kalbin Suskunluğunu Dua ile Doldurmak
Yâ Rahmân…
Kalbimde adını koyamadığım boşluklar, kimseye anlatamadığım suskunluklar olabilir. Bazen insan kalabalıkların içinde bile yalnız hisseder. Bazen her şey yolundaymış gibi görünürken gönlünde bir eksiklik taşır.
Beni bu duyguların içinde kendime yabancılaştırma. İç dünyamı tanımayı, ihtiyaçlarımı doğru anlamayı ve Sana yönelirken samimiyetimi korumayı nasip et.
Kur’an şöyle bildirir:
**أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ**
*Elâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb.*
“Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”
*Ra’d Suresi, 28. ayet*
Rabbim, zikrimi yalnızca dilimin tekrarı olarak bırakma. Seni anışım kalbime sorumluluk, ahlakıma güzellik, davranışlarıma doğruluk olarak yansısın.
Seni andığım hâlde kul hakkını gözetmiyorsam, merhametinden söz ettiğim hâlde insanları incitiyorsam, duamın bana hatırlattığı hakikatleri hayatıma taşımam gerektiğini bana unutturma.
Kalbimi Sana yönelen, hakikati arayan ve iyiliği çoğaltmaya çalışan bir kalp eyle.
Er Rahmân İsminin Ahlakımıza Yansıması
Yâ Rahmân…
Senin merhametin benim merhametim gibi sınırlı değildir. Ben bazen yorulur, bazen darılır, bazen kendi acımın içinde başkasını göremez hâle gelirim. Sen ise bütün eksikliklerden münezzehsin. Rahmetin, benim kavrayışımın sınırlarına sığmaz.
Bana Senin rahmetini kendime ait bir güç gibi görmemeyi öğret. Merhameti yalnızca kendim için istemeyeyim. Bana iyilik yapanlara da, yardıma muhtaç olanlara da, hatalarını düzeltmeye çalışanlara da merhametle yaklaşmayı nasip et.
Beni affetmeyi bilen, özür dilemeyi küçüklük saymayan, hatasını fark ettiğinde geri dönebilen kullarından eyle.
Bir insanın kalbini kazanmanın bazen uzun nasihatlerden daha kıymetli bir nezaket gerektirdiğini bana göster. Bir gönlü incitmemek için susmanın, bir gönlü iyileştirmek için konuşmanın gerektiği yerleri ayırt etmeyi nasip et.
Yâ Rahmân, adımlarımda merhametin izi, sözlerimde nezaketin sesi, kararlarımda adaletin ölçüsü bulunsun.
Beni yalnızca merhamet dileyen değil, merhameti yaşamak için gayret eden kullarından eyle.
Yâ Rahmân, Beni Rahmetine Yaklaştır
Yâ Rahmân…
Beni bağışlanma umudundan mahrum bırakma. Hatalarımı görmeyi, onlardan dönmeyi ve kırdığım gönülleri imkânım ölçüsünde onarmayı nasip et.
Sevmeyi nasip et ama sevgimi bencilliğe dönüştürme. Bağlanmayı nasip et ama beni hiçbir faniyi hayatımın mutlak merkezi hâline getirecek bir yanılgıya düşürme. İyilik yapmayı nasip et ama yaptığım iyilikleri başıma kakmaktan beni koru.
Bu dünyanın geçiciliğini bana hatırlat. Sahip olduklarımı emanet bilmeyi, kaybettiklerim karşısında sabretmeyi, kazandıklarım karşısında şükretmeyi öğret.
Kalbimi Sana yöneltirken dünyadaki sorumluluklarımdan kaçırma. İnsanlara karşı görevlerimi yerine getirmeyi, hakkı gözetmeyi ve iyiliği çoğaltmayı bana nasip et.
Senin rahmetine muhtacım, Rabbim. Sana yöneliyor, bağışlanma diliyor ve doğru yolda kalabilmek için yardımını istiyorum.
**Yâ Rahmân, kalbimi merhametinle arındır. Ruhumu imanla kuvvetlendir. Dilimi güzel sözle, ellerimi iyilikle, ömrümü hayırlı amellerle bereketlendir.**
Beni merhametini yalnızca isteyen değil, o merhametin gerektirdiği ahlakı yaşamaya çalışan kullarından eyle.
Âmin.
Kaynaklar
1. Kur’anı Kerim, Bakara Suresi, 173. ayet
2. Kur’anı Kerim, Ra’d Suresi, 28. ayet
3. Kur’anı Kerim, Rahmân Suresi, 1 ile 4. ayetler
