Kıymetli takipçilerim, hepiniz hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Bugün "Esmalarla Şifa" programımızı başlatmış oluyoruz. Bu videomuz Er Rahmân esması hakkında olacak. Ama sizi baştan uyarmak isterim: "Er Rahmân şu anlama gelir" deyip geçiştireceğimiz bir video olmayacak. Bugün bu esmayla gerçekten bir şeyler hissetmeye çalışacağız, hep birlikte.
Benim bu esmayla tanışmam aslında tesadüf değildi. Belki de kendimi en yalnız hissettiğim bir anda karşıma çıkmıştı. Bu hafta boyunca her gün Er Rahmân esmasının farklı bir boyutunu sizlerle paylaşacağım. Nedir bunlar? Hepimizin yaşadığı kaygı, yalnızlık, öz af ve manevi boşluk. Hepsine bu esmanın içinden bakacağız. Hazırsanız başlayalım.
Er Rahmân, Arapçada R-H-M kökünden gelir. Bu kökten türeyen en önemli kelimelerden biri "rahim", yani anne karnıdır. Şunu düşünün: Anne karnında hiçbir şey yapmadan, hiçbir şeyi hak etmeden, sadece var olarak korunuyordunuz. Besleniyor, taşınıyor, sarılıyordunuz. Er Rahmân esması işte tam olarak böyle tecelli eder. Allah'ın size olan şefkati, hiçbir şeyi hak etmeden, sadece var olduğunuz için ikram edilmiş bir şefkattir.
Bir şey daha eklemek isterim. Er Rahmân, sadece müminlere değil, tüm varlığa yönelik bir şefkattir. Güneş doğduğunda herkesi ısıtır. Yağmur yağdığında herkese yağar, herkes nasibini alır. Bu ismin kapsamı o kadar geniştir.
Şimdi kaygı hakkında biraz konuşmak isterim. Kaygılarımızın çoğu geleceğe dair bir his taşır. "Ya şu olursa, ya bu olmazsa" döngüsüne gireriz. Er Rahmân esması bize şunu hatırlatır: Şu an, bu nefeste bile Allah'ın şefkati seninle. Gelecek henüz gelmedi, ama bugünkü anımıza nüfuz ettiği gibi bu şefkat oraya da nüfuz edecektir.
Ben kaygılı anlarda zihnimin çok hızlı döndüğünü fark ediyorum. Bir noktada "Ya Rahmân" demeye başlıyorum. Sadece bu iki kelime ve bir şey oluyor: Zihnimde dönen her şeyin hızı yavaşça kesiliyor. "Bu işe yarıyor mu?" diye soracaksınız. Dürüst söyleyeyim, mucize gibi anında gelmiyor, ama bir çapa gibi işliyor. Sizi bulunduğunuz âna getiriyor. Siz de kaygılı anınızda bu esmayı zikrettiğinizde hissettiklerinizi yorumlara yazar mısınız?
Şunu deneyin: Kaygı hissettiğiniz bir anda ellerinizi göğsünüze koyun, gözlerinizi kapatın ve yedi kez "Ya Rahmân" deyin. Sadece bu kadar.
Şimdi belki de en zor konuya geliyoruz: kendine merhamet. Çoğumuz başkalarını affetmekte zorlanırız. Peki kendimizi affetmekte daha mı çok zorlanıyoruz, sizce? Ben uzun süre, yaptığım hatalar için kendimi çok yargıladım. Kendimi cezalandırırsam daha iyi biri olacağımı sanıyordum. Olamadım. Olan tek şey yorulmak oldu. Bir dönem sabah kalktığımda aklıma gelen ilk şey, yapamadıklarım ve eksiklerimdi.
Er Rahmân bana şunu öğretti: Merhametten başlamak gevşeklikten değil, güçten gelir. Bu esma bize aslında şunu soruyor: Allah seni affediyorsa, sen kendini neden affetmiyorsun?
Sevgili dinleyicim, bu esmayla şöyle bir pratik yapabilirsiniz: Her sabah kalktığınızda, henüz hiçbir şey yapmadan, sadece "Ya Rahmân" deyin. Güne merhamet isteyerek başlayın.
Yalnızlık hissi hakkında da biraz konuşmak isterim. Tabii bu konuları diğer videolarımızda daha ayrıntılı açacağız. Bazen kalabalığın içinde kendimizi yalnız hissederiz. Bu his bazen çok gerçek hâle de gelebilir. Er Rahmân'ın yalnızlığa cevabı şudur: "Sen hiçbir zaman gerçekten yalnız olmadın. Çünkü bu şefkat seni her an sarmakta ve kuşatmaktadır. Hissedemiyorsan, bu şefkatin olmadığı anlamına gelmez. Henüz kendinle yüzleşip kendini affedemediğin anlamına gelir."
En yalnız hissettiğim anlarda fark ettim ki aslında bir bağlantı arayışındaydım, ama dışarıda değil, içeride. Bu esmayı kendi içimde tekrarladığımda, sizde de olacağı gibi bende de bir şey oldu ve yalnız olmadığımı hissettim. Bazı hisleri kelimelere dökmek gerçekten zordur.
Son konuya gelelim: manevi boşluklarımız. Bakıyorsunuz, her şey yerli yerinde gibi, ama içimizde bir eksiklik var. Tarif edemiyorsunuz, ama hissedebiliyorsunuz. Biliyor musunuz, bu his aslında çok değerli. Çünkü ruhumuzun, her şeye rağmen bir şey için yaratıldığının işaretidir bu. Er Rahmân tam da bu noktaya dokunur, oraya seslenir. Ben bunu her şeyin iyi göründüğü dönemlerde de hissettim. Dışarıdan bakan biri için kesinlikle sorun yoktu, ama içim öyle miydi? Manevi boşluklar bazen Allah'a olan özlemimizi gösterir ve Er Rahmân esması, bu özlemi gidermek için en kıymetli esmadır. Ana rahmindeki öz ve şefkat esmasıdır.
Bu esmayla ilgili geceleri şunu yapmanızı isterim: Gözlerinizi kapatın. Omuzlarınızı rahat bırakın. Derin bir nefes alın ve nefesinizi verirken sesli, yavaşça okuyun: "Ya Rahmân, Ya Rahmân, Ya Rahmân." Otuz üç kez yapabilirseniz çok güzel olur.
Bu hafta boyunca her gün Er Rahmân esmasının farklı bir boyutunu sizlerle paylaşacağım. Bu video size bir şey hissettirdiyse lütfen yorumlarda paylaşmayı unutmayın. Bir kelime bile olsa benim için çok değerli. Bir sonraki programda görüşmek dileğiyle. Hepinizi Rabbime emanet ediyor, sevgiler diliyorum. Hoşça kalın.
Sevgiyle kalın.
